— Kahvaltısız kariyer olmaz… Kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirmeyen birinin kariyerinde çok başarılı olamayacağına kesin gözüyle bakabilirsiniz. Çünkü kahvaltı gün boyunca sürecek yoğun tempoya ayak uydurmanız ve yüksek konsantrasyon için gereklidir. Kahvaltı yapmayan kişilerin ve yöneticilerin, karar vermede güçlük çektiği, düşük konsantrasyon yüzünden yanlış kararlar alabildikleri bilinmektedir. Bunun dışında yapılan bilimsel araştırmalarda, sağlıklı bir kahvaltının dikkat süresini 210 dakikaya kadar uzattığı ortaya çıkmıştır. Yaklaşık 3 saatlik bu süre toplantılarınızın verimli geçmesine yardımcı olacaktır. İdeal kahvaltının tek çeşidi yoktur. Evde kahvaltı yapmak isteyenler; peynir çeşitleri, haşlanmış yumurta veya omlet, tam buğday veya çavdar ekmeği ve söğüş mevsim sebzeleri ile sağlıklı bir kahvaltı sofrası hazırlayabilirler. Vakti olmayanlar için ideal seçenekler 1 kutu süt veya 1 bardak taze sıkılmış şekersiz meyve suyu ile tamamlanacak yağsız kepekli ekmeğe yapılmış bir tost olabileceği gibi yarım yağlı süt ile tüketeceğiniz tam tahıllı kuru meyveli müsli çeşitleri de olabilir.
— Ara öğünlere zaman ayırın… Gün içinde yaşanan koşturmaca ve yoğun tempo, kan şekerinin her 3 saatte bir düşmesine neden olur. Kan şekerinde yaşanan düşüklük, kişinin odaklanma sorunu yaşamasına ve kendini bitkin hissetmesine neden olur. Bu nedenle ofiste/okulda/toplantıda yapacağınız ufak ara öğünler iş hayatının temposuna daha kolay ayak uydurmanızı sağlar. Kutu süt ve 4–5 kuru kayısı, 1 adet yağsız kepekli-peynirli tost, 1 kutu meyveli yoğurt, 1 küçük boy armut veya elma, 2–3 adet kepekli bisküvi veya grisini kendinizi enerjik hissetmenizi sağlamakla kalmaz, bir sonraki öğünde çok yemenize engel olarak beden imajınızı da korumanızı sağlar.
— Vücudunuzda sıvı dengesini koruyun… Yeterli sıvı tüketimi, bilişsel ve fiziksel performansınızı korumak açısından oldukça önemlidir. Vücudun susuz kalması öncelikle dikkat eksikliğine ve bitkinliğine susuzluk arttığında ise baş ağrılarına ve aşırı yorgunluğa neden olabilir. Bu nedenle günlük yeterli miktarda sıvıyı tüketmeniz gerekir. Yetişkin bir kişinin günde 1,5–2 litre sıvı tüketmesi yeterlidir. Ofiste veya okul kantinlerinde sıkça tüketilen demli çayların ve yoğun kahvelerin su yerine geçmediğini unutmamak gerekir. Şekersiz bitki çaylarını, doğal maden sularını –yüksek tansiyonunuz yoksa- ve ayran gibi su içeriği yüksek kalorisi düşük içecekleri su yerine sayabilirsiniz. Kafeinli içeceklerin aşırı tüketiminin vücuttan su atımını arttıracağını unutmayınız.
— Barsak sağlığı performans için önemlidir… Barsaklar hayati önem taşısa da, genellikle pek hatırlamadığımız organlarımızdır. Tabi bizi rahatsız etmedikleri sürece… Özellikle oturarak çalışıyorsanız yani hareketsizseniz bir de beslenmenize gerekli özeni göstermiyorsanız kabızlık sorunu çekmeniz işten bile değildir. Kabızlık uzun süre devam ettiğinde karnınızda şişkinlik yaratarak vücudunuzda gereksiz su –ödem- tutarak kendinizi bitkin ve rahatsız hissetmenize yol açabilir. Barsak sağlığınızı korumak için elinizden geleni yapmalısınız. İlk yapmanız gereken hareketliliğinizi arttırmak adına rahat otobüslerden ve ofis kapısına en yakın otopark alanından vazgeçmeniz. Bunun dışında günlük lif tüketiminizi arttırmanız gerekir. Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeklerini tercih etmeye, bol sıvı almaya, salata, sebze yemeği ve meyve tüketiminizi arttırmaya özen göstermenin zamanı geldi de geçiyor bile… Barsakta yaşayan yararlı bakterilerin sayısını arttırmak için piyasadaki probiyotik ürünleri de deneyebilirsiniz.
— Yüksek glisemik indeksten kaçının… Bazı besinler kan şekerini hızlı yükseltip hızlı düşürürken, bazıları kan şekerinin daha uzun süre stabil yani dengede kalmasını sağlar. Beyaz şeker ve beyaz şeker içeren besinler, beyaz ekmek, sıcak patates yemekleri gibi bazı besinler yüksek glisemik indekslidir yani kan şekerinizi bir anda tavan daha sonra da bir anda taban yapabilirler. Bu etki size performans kaybı olarak geri döner çünkü düşük kan şekeri halsizlik, bitkinlik ve stres ölçeğinin artmasına neden olur. Ayrıca yüksek glisemik indeksli besinlerin, karın bölgesindeki yağ dokusunun artmasına neden olduğu da bilinmektedir. Yani kişisel imajınızı da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenlerle beyaz şeker tüketimini minimuma indirmeye, öğünlerin glisemik indeksini azaltmak için öğünlerle birlikte süt, yoğurt, peynir ve yağsız et gibi protein kaynakları tüketmeye, salatanıza sirke eklemeye, ekmeklerinizi tam tahıl ekmeği olarak tüketmeye dikkat etmeniz gerekir. |